blog title
her

artık bir süre sonra,onları yazmış olup ta halkın arasına karışmak var.

yazarken içinde olmak göt ister .

tükürgen laflar gibi.

ama eskiden daha silikti.

içinde tükürgen laflar kullandığım

cümleler kuran ben için

bu tip duygular eskiden daha silikti.

anlamını tam açıklayamadığım 

tam herşey senin için yoluna girmişken.

ihtiyacın olduğunda orda olmayan gelişmeye

trip atmışsın.

bugün için son düşünmeler olmasını umup

görevimin başına koyulmak durumundayım.

ciao

lovely sweet light

istediğimiz olmayınca nasılda hemen böyle birşeyler gidiyor.

ama kendi kendimize olmaktan mutlu olmalıyız.

ı m a dreamer

merhaba.

bugün size haberleri vermeden önce bir arkadasımla konusuyordum.

kendime dair müzikler dinleyeceğim bir süre.

başkasının sevdiği müziği dinlediğimde ona dönüşüyorum.

peki şimdi kendine dair müzik nasıl olucak?

mesela üniversiteye ilk başladığım dönemlerden kalma yann tiersen parçaları.

ne kadar çok anlatılır tek bir an bile.

ne kadar zor anlatılır her detayını hatırlatmadan .

hatırlatması ne zor yaşamamış olana

ve yaşatması ne zor gözü açılmamış dünyada.

gözün açılması gerçeği görmek.

derken detaylara girmek.

satır aralarında kaybolurken

kafamın içindeki akışın nasıl olduğunu tahmin edeceksin.

bak ben kendimi göstermekten çekinmem .

küfür ederim tükürürüm. 

bu yatakta tam üniversiteli kız tribinde laptopumla yüzüstü yatıyorum.

dirseklerim batıyor yatağın içine.

sıcak sac buldum banyoda.

kişilikten kişiliğe kaçtım

boyutlarda sallandım.

bu yüzden işte detayları hep atladım.

neden kendimi anlatıyorum

çünkü en iyi bildiğimden bahsetmeliyim sanırım.

yani şu an buna endeksliyim.

sessel terapi yapmak iyi gelicek.

aurayı korumak icin enerjini çok paylaşmaman gerekir ya

sufizmin amına koyim 

zigzag kayar şimdide.

ufak tefek sebeplerden senin de canını sıkmak pahasına bütün irinini kusan arkadaşlar gibi.

ama gibi sadece.

öyle değil şu an .

huzurluyum.

paylaştıkça artıyor tadı.

elleme artık su getir gelirken.

aslında şimdi ben

sen oku diye yazdım ben.

sen 

kimsin sen?

gerçeğe hazır biri mi?

öyle biyere çizdim güneşi

sarhoşken sen..

yarın geçer.

yine de bak

adım irem

bak çünkü

kalbim atıyor

ah…

kuralları hep siktim ben

kafiyelere yazık oldu

boşluk bıraktım burada

okurken şaşırma diye

omzumu yaladım ben

sevişirken 

yazmalara sakladım içimi.

düzeltemezsin.

sana dolmalar sardım sevgilim.

yersin.

eskiye

eski..

sana dönüp baktığımda başım ağrıyor.

eksilen bedenimde

midem bulanıyor.

ve akıp geçiyor zaman.

ne basit ne rutin ne çirkin

bahsetmek birşeyden.

kaybetmediğimi sanarak

arıyorum kendimi

eksilen herşeyden.

şimdi uzaklaşıyorum

hiçbir izi takip etmeden

güneş almaz nemli odam.

ve sonsuz şu an

sana yazılan

sabahın köründe

sesi kısılan müzik

seçtiğim cesaretin izinde ..

eksilen birşeyler var.

yeniye merakla bakan gözlerimin

içinden taşar yarımlar.

hayallerimde derin nefesler

aydınlık bitmiş diye korkmaz

içime indiğim her karanlık an.

benden kaçar beni en çok seven

bencilim bencildir giden

eskiye bakınca ben

eksiltir ..

eksilen birşeyler var

tam yükseldiğimi düşünürken

aptallıklarımı gizlemediğim

bedenimi çekinmeden izlettiğim

sevginin getirdiklerini reddetmeden

özel olana ayna tutan ben

kendimi parça parça dağıtırken

anladım bir gün.

sevdikçe kaçtığım

birşeyler var

bana hediye zaman.

paketini yırtarak açtığım.

duygusuz birileri var bence

duygularımı kaçırdığım

birileri var

yazarken sıkıcı

oynarken sevimli

ve herşeyi kavrayan

bu yüzden hiç oyalanmayan

yarım yamalakken tamı yaşattığım 

birşeyler var

uzaklaşsın isterken

daha çok yaklaştığım

eksilirken

birşeyler.

eskiye ait.

yeniye dair

değiştiren

kabullenmekten kaçarken

her seferinde 

tüttürdüğüm.

birşeyler var

antidepresanlar var

iksirler var 

garip dünya.

içime çekerken yaşattığım

üzülen birşeyler var.

hergün yeni bir ben var.

farkındalığını arttırdığım.

göstermekten çekinmediğim

eksilen birşeyler var

kopardıkça çoğalan

bastırdıkça taşan

masmavi ritmlerde

bana kendimi anımsatan

yitik.